Dağlar, vadiler, ovalar ve kıyılar ilk oluştuğu biçimiyle kalmaz. Yağmur suları toprağı aşındırır, akarsular kayaları parçalar, rüzgârlar kumları taşır, buzullar vadileri genişletir. Dalgalar ise kıyıları sürekli yeniden biçimlendirir. Kısacası, yeryüzü bir an bile değişmeden durmaz.
Yeryüzünü aşındıran, taşıyan ve biriktiren bu süreçlerin tümüne dış kuvvetler adı verilir. Enerjisini büyük ölçüde Güneş’ten alan dış kuvvetler, yer çekiminin de etkisiyle yüksek ve engebeli alanları zaman içinde alçaltır. Aşındırdıkları malzemeleri çukur alanlara taşıyarak buralarda biriktirir.
Bu nedenle dış kuvvetleri yalnızca yer şekillerinin isimlerini ezberleyerek öğrenmek doğru değildir. Önce hangi kuvvetin nerede etkili olduğunu, ardından hangi şartlarda aşındırma veya biriktirme yaptığını anlamak gerekir.
Dış Kuvvetler Nedir?
Dış kuvvetler, yeryüzünü dışarıdan etkileyerek aşındıran, aşınan malzemeleri taşıyan ve uygun alanlarda biriktiren doğal süreçlerdir.
- Akarsular
- Yer altı suları
- Rüzgârlar
- Buzullar
- Dalgalar ve akıntılar
Kütle hareketleri ile kayaçların çözülmesi de yeryüzünün şekillenmesine katkı sağlar. Ancak bu iki süreç, taşıma ve biriktirmeden çok kayaçların parçalanması ve malzemenin yamaç boyunca hareket etmesiyle ilgilidir.
Dış kuvvetlerin etkisi her yerde aynı değildir. Çünkü iklim, kayaç yapısı, bitki örtüsü, eğim ve yükselti gibi koşullar bölgeden bölgeye değişir. Örneğin nemli bölgelerde akarsular öne çıkarken kurak alanlarda rüzgârlar daha belirgin izler bırakır.
Dış Kuvvetlerin Enerji Kaynağı Nedir?
Dış kuvvetlerin temel enerji kaynağı Güneş’tir. Güneş, yeryüzünün farklı kesimlerini farklı ölçülerde ısıtır. Bunun sonucunda sıcaklık ve basınç farkları oluşur; rüzgârlar meydana gelir ve su döngüsü işler.
- Sular buharlaşır.
- Bulutlar ve yağışlar oluşur.
- Akarsular beslenir.
- Rüzgârlar meydana gelir.
- Buzullar erir veya büyür.
Bununla birlikte yer çekimi; akarsuların, buzulların ve yamaçlardaki malzemelerin yüksekten alçağa hareket etmesini sağlar.
Dış Kuvvetler Yeryüzünü Nasıl Şekillendirir?
Dış kuvvetlerin yeryüzünü şekillendirmesi üç temel aşamada gerçekleşir:
- Aşındırma: Kayaçların parçalanması veya bulundukları yerden koparılmasıdır.
- Taşıma: Aşındırılan malzemenin su, rüzgâr, buzul ya da dalgalar tarafından başka bir yere götürülmesidir.
- Biriktirme: Taşıma gücü azalan dış kuvvetin yükünü uygun bir alanda bırakmasıdır.

Bir akarsuyu düşünelim. Eğimin fazla olduğu dağlık alanda hızlı akar ve yatağını aşındırır. Eğim azaldığında hızı düşer. Böylece taşıdığı kum, çakıl ve milleri biriktirmeye başlar.
Bu ilişki bütün dış kuvvetler için geçerlidir: Enerji ve taşıma gücü yüksekse aşındırma, taşıma gücü azalıyorsa biriktirme artar.
Aşındırma ve Biriktirme Arasındaki Denge
İç kuvvetler ile dış kuvvetler birbirine karşıt yönde çalışır. İç kuvvetler dağları yükseltir, kıtaları hareket ettirir ve yeryüzünü engebeli hâle getirir. Dış kuvvetler ise yükseltileri aşındırarak çukur alanları doldurur.

Bu süreç uzun süre devam ettiğinde yeryüzündeki yükselti farkları azalır. Arazinin deniz seviyesine yaklaşan teorik son şekline peneplen, yani yontukdüz adı verilir.
Ancak yeryüzü çoğu zaman bu aşamaya ulaşamaz. Çünkü tektonik hareketler araziyi yeniden yükseltebilir. Yükselen bir arazi üzerinde akarsular tekrar aşındırmaya başlar. Bu duruma gençleşme denir.
Kayaçlarda Çözülme
Çözülme, kayaçların dış etkenler sonucunda parçalanması, ufalanması veya kimyasal yapısının değişmesidir. Kayaçlar çözülmeden akarsuların, rüzgârların ve buzulların taşıyabileceği gevşek malzeme ortaya çıkmaz. Bu nedenle çözülme, diğer dış süreçlerin başlangıç aşaması kabul edilebilir.
Fiziksel Çözülme
Kayaçların kimyasal yapısı değişmeden parçalanmasına fiziksel çözülme denir. Günlük ve yıllık sıcaklık farklarının fazla olduğu bölgelerde yaygındır. Gündüz ısınarak genleşen kayaçlar, gece soğuyarak büzülür. Bu olayın uzun süre tekrarlanması kayacın çatlamasına yol açar. Çatlaklara giren suyun donması da parçalanmayı hızlandırır.
- Çöller
- Karasal iklim bölgeleri
- Yüksek dağlık alanlar
Kimyasal Çözülme
Kayaçların su ve sıcaklığın etkisiyle mineral yapısının değişmesine kimyasal çözülme denir. Sıcaklık ve yağış arttıkça kimyasal tepkimeler hızlanır. Bu nedenle sıcak ve nemli iklim bölgelerinde kimyasal çözülme güçlüdür. Türkiye’de Doğu Karadeniz kıyıları, nemli koşullar nedeniyle kimyasal çözülmenin etkili olduğu alanlara örnek gösterilebilir.
Kütle Hareketleri
Yamaç üzerindeki toprak ve kaya parçalarının yer çekiminin etkisiyle aşağıya doğru hareket etmesine kütle hareketleri denir.
- Heyelan
- Kaya düşmesi
- Çamur akıntısı
- Toprak kayması
- Çığ
Heyelan, eğimli arazilerdeki toprak veya kaya kütlesinin tabakalar hâlinde aşağıya kaymasıdır. Eğimin fazla olması, şiddetli yağışlar, kar erimeleri, depremler ve tabakaların eğim yönünde uzanması heyelan riskini artırır.
Türkiye’de heyelanların en fazla görüldüğü bölüm Doğu Karadeniz’dir. Çünkü burada eğim ve yağış fazladır. Ayrıca killi toprakların suya doyması, yamaçların kaymasını kolaylaştırır. Bitki örtüsü erozyonu azaltır fakat heyelanı her zaman önleyemez.
Akarsuların Oluşturduğu Yer Şekilleri
Akarsular, özellikle nemli ve yarı nemli bölgelerde yeryüzünü şekillendiren en yaygın dış kuvvettir. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma gücünü akış hızı, su miktarı, yatak eğimi, taşıdığı yük ve kayaçların direnci belirler. Eğim arttığında akarsuyun hızı ve aşındırma gücü genellikle yükselir. Eğim azaldığında ise biriktirme faaliyetleri öne çıkar.
Akarsuların Aşındırma Şekilleri
- Çentik vadi
- Boğaz vadi
- Kanyon vadi
- Asimetrik vadi
- Şelale ve dev kazanı
- Kırgıbayır
- Peribacaları
- Plato
- Peneplen
Akarsu vadilerinin şekli; eğime, kayaç yapısına ve aşındırmanın yönüne bağlıdır. Örneğin eğimin fazla olduğu genç arazilerde derine aşındırma güçlenir ve çentik vadiler oluşur.
Akarsuların Biriktirme Şekilleri
- Birikinti konisi
- Birikinti yelpazesi
- Dağ eteği ovası
- Dağ içi ovası
- Irmak adası
- Taban seviyesi ovası
- Delta ovası
- Taraça veya seki
Bir akarsu, dağlık alandan düzlüğe çıktığında eğimi ve hızı azalır. Böylece taşıdığı iri malzemeleri dağın eteğinde biriktirir. Biriken malzeme dar bir alanda toplanırsa birikinti konisi, geniş bir alana yayılırsa birikinti yelpazesi meydana gelir.
Yer Altı Suları ve Karstik Şekiller
Suda kolay çözünebilen kayaçların bulunduğu alanlara karstik arazi denir. Kalker, jips ve kaya tuzu karstlaşmaya elverişli başlıca kayaçlardır. Yağış suları, havadaki ve topraktaki karbondioksiti alarak hafif asitli hâle gelir. Bu sular çatlaklardan yer altına sızar ve çözünebilen kayaçları aşındırır.
Karstik Aşınım Şekilleri
- Lapya
- Dolin
- Uvala
- Polye
- Düden
- Obruk
- Mağara
- Kör vadi
Bu şekiller arasında büyüklük bakımından genel olarak lapya, dolin, uvala ve polye sıralaması yapılabilir.
Karstik Birikim Şekilleri
- Sarkıt
- Dikit
- Sütun
- Traverten
Yer altı suları taşıdığı kalsiyum karbonatı çökelterek bu şekilleri oluşturur. Türkiye’de karstik şekiller Akdeniz Bölgesi’nde, özellikle Toroslar çevresinde yaygındır. Denizli’deki Pamukkale travertenleri ise karstik birikimin tanınmış örneklerinden biridir.
Rüzgârların Oluşturduğu Yer Şekilleri
Rüzgârlar her bölgede eser fakat her yerde aynı ölçüde şekillendirici olamaz. Rüzgâr aşındırmasının etkili olabilmesi için toprağın kuru, bitki örtüsünün seyrek ve yüzeyde gevşek malzemenin fazla olması gerekir. Bu nedenle rüzgârlar en çok kurak ve yarı kurak bölgelerde etkili olur.
Rüzgâr Aşındırma Şekilleri
- Mantar kaya
- Şahit kaya
- Tafoni
- Yardang
- Deflasyon çukuru
Rüzgârın taşıdığı kumlar yüzeye yakın hareket ettiği için kayaların alt bölümleri daha fazla aşınabilir. Bunun sonucunda mantar kayalar ortaya çıkar.
Rüzgâr Biriktirme Şekilleri
- Kumul
- Barkan
- Lös
Kumul, rüzgârların taşıdığı kumları biriktirmesiyle oluşan tepelerdir. Hilal biçimindeki kumullara barkan denir. Çok ince tozların geniş alanlarda birikmesi sonucunda lös toprakları meydana gelir. Türkiye’de rüzgârların etkisi, kuraklığın ve gevşek malzemenin belirgin olduğu İç Anadolu ile Güneydoğu Anadolu’nun bazı kesimlerinde görülebilir.
Buzulların Oluşturduğu Yer Şekilleri
Kalıcı kar sınırının üzerinde bulunan ve hareket eden büyük buz kütlelerine buzul denir. Buzullar, hareket ederken zemindeki kayaçları koparır, törpüler ve taşıdıkları malzemeyi başka alanlarda biriktirir. Buzulların etkisi kutup bölgelerinde ve yüksek dağlarda belirgindir. Türkiye orta kuşakta bulunduğu için günümüzde buzulların etki alanı sınırlıdır. Ancak Ağrı, Cilo, Kaçkar ve Aladağlar gibi yüksek dağlarda buzul şekillerine rastlanır.
Buzul Aşındırma Şekilleri
- Sirk çukuru
- Tekne vadi
- Asılı vadi
- Hörgüç kaya
Buzulların oluşturduğu vadiler, akarsu vadilerinden farklı olarak geniş tabanlıdır ve U biçimli bir görünüm taşır. Bu vadilere tekne vadi denir.
Buzul Biriktirme Şekilleri
- Moren
- Drumlin
- Sander düzlüğü
Buzulların taşıdığı farklı büyüklükteki malzemeleri eridikleri alanlarda biriktirmesiyle morenler oluşur.
Dalgalar ve Akıntıların Oluşturduğu Yer Şekilleri
Dalgalar, kıyılara çarparak aşındırma yapar. Ayrıca kopardıkları malzemeleri kıyı boyunca taşıyıp uygun alanlarda biriktirir. Dalgaların oluşturduğu şekiller kıyının yapısına, kayaçların direncine, kıyı derinliğine ve dalgaların enerjisine bağlıdır.
Dalga Aşındırma Şekilleri
- Falez
- Abrazyon platformu
Dalgalar dik kıyıların alt kısmını aşındırarak oyuk oluşturur. Üst kısmı desteksiz kalan kıyı çöker ve diklik hâlinde geriler. Bu dik kıyılara falez, falezin önünde gelişen hafif eğimli yüzeye ise abrazyon platformu denir. Türkiye’de falezlere Antalya kıyılarında rastlanır.
Dalga ve Akıntıların Biriktirme Şekilleri
- Plaj
- Kıyı oku
- Kıyı kordonu
- Lagün
- Tombolo
Kıyı okunun bir koyun önünü kapatması sonucunda denizle bağlantısı büyük ölçüde kesilen göle lagün, yani kıyı set gölü denir. Bir adanın kıyı kordonuyla ana karaya bağlanmasıyla oluşan şekle ise tombolo adı verilir. Kapıdağ Yarımadası, Türkiye’de tombolonun bilinen örneklerinden biridir.

Dış Kuvvetlerin Etkisini Belirleyen Faktörler
Bir bölgede hangi dış kuvvetin öne çıkacağını öncelikle iklim belirler. Bununla birlikte kayaç yapısı, bitki örtüsü ve yer şekilleri de süreci etkiler.

| Doğal ortam | Öne çıkan süreç | Nedeni |
| Nemli bölgeler | Akarsular ve kimyasal çözülme | Yağış ve su miktarı fazladır. |
| Kurak bölgeler | Rüzgârlar ve fiziksel çözülme | Bitki örtüsü seyrek, yüzey kurudur. |
| Yüksek dağlar ve kutuplar | Buzullar | Sıcaklık düşüktür ve kalıcı kar bulunur. |
| Karstik araziler | Yer altı suları | Kayaçlar suda kolay çözünür. |
| Kıyılar | Dalgalar ve akıntılar | Deniz etkisi belirleyicidir. |
| Eğimli ve yağışlı yamaçlar | Kütle hareketleri | Yer çekimi ve suya doygunluk etkilidir. |
Türkiye’de Dış Kuvvetlerin Etkisi
Türkiye’de kısa mesafelerde iklim, yükselti ve kayaç yapısı değişir. Bu çeşitlilik nedeniyle dış kuvvetlerin oluşturduğu çok sayıda yer şekli görülür.

Akarsular, yükseltinin ve eğimin fazla olması nedeniyle güçlü aşındırma yapar. Ancak çoğu akarsuyun denge profiline ulaşmamış olması, ulaşım ve rejim özelliklerini olumsuz etkilerken hidroelektrik potansiyeli artırır.
Karstik şekiller Toroslar çevresinde yaygınlaşır. Heyelanlar Doğu Karadeniz’de yoğunlaşırken rüzgâr şekilleri daha çok kurak iç kesimlerde görülür. Buzul şekillerine yüksek dağlarda, dalga aşındırma ve biriktirme şekillerine ise kıyılarımızda rastlanır. Dolayısıyla Türkiye’de tek bir dış kuvvetten söz etmek mümkün değildir. Ülkenin doğal koşulları, farklı süreçlerin bir arada etkili olmasını sağlar.
Sözün Kısası
Dış kuvvetler, yeryüzünü aşındıran, aşınan malzemeleri taşıyan ve uygun alanlarda biriktiren süreçlerdir. Enerjilerinin büyük bölümünü Güneş’ten alırlar; yer çekimi ise hareketin yönünü belirler.
Akarsular nemli bölgelerde, rüzgârlar kurak alanlarda, buzullar yüksek ve soğuk kesimlerde, yer altı suları karstik arazilerde, dalgalar ise kıyılarda etkili olur. Kütle hareketleri yamaçları değiştirirken çözülme, kayaçları diğer dış süreçlerin taşıyabileceği malzemelere dönüştürür.
Konuyu öğrenirken yer şekillerini tek tek ezberlemek yerine şu soruyu sormak daha faydalıdır: Bu şekli hangi kuvvet, hangi ortam koşullarında ve hangi süreçle oluşturmuştur? Bu bağlantıyı kurduğunda dış kuvvetler konusu çok daha anlaşılır hâle gelir.
Sık Sorulan Sorular
Dış kuvvetlerin temel enerji kaynağı nedir?
Dış kuvvetlerin temel enerji kaynağı Güneş’tir. Yer çekimi de akarsuların, buzulların ve kütlelerin eğim yönünde hareket etmesini sağlar.
Dış kuvvetlerin ortak özelliği nedir?
Dış kuvvetler aşındırma, taşıma ve biriktirme yaparak yeryüzünü şekillendirir. Uzun vadede yükselti farklarını azaltırlar.
Türkiye’de en etkili dış kuvvet hangisidir?
Türkiye’de en yaygın dış kuvvet akarsulardır. Yükseltinin ve eğimin fazla olması, akarsuların aşındırma gücünü artırır.
Kurak bölgelerde hangi dış kuvvet etkilidir?
Kurak ve bitki örtüsünden yoksun bölgelerde rüzgârlar daha etkili olur. Ayrıca günlük sıcaklık farkları nedeniyle fiziksel çözülme hızlanır.
İç kuvvetler ile dış kuvvetler arasındaki fark nedir?
İç kuvvetler enerjisini Dünya’nın iç kısmından alır ve genellikle yeryüzünü yükseltip engebeli hâle getirir. Dış kuvvetler ise enerjisini büyük ölçüde Güneş’ten alır; yüksek alanları aşındırıp çukur alanları doldurur.
Erozyon ile heyelan aynı olay mıdır?
Hayır. Erozyon, toprağın dış etkenler tarafından aşındırılıp taşınmasıdır. Heyelan ise bir toprak veya kaya kütlesinin yer çekimi etkisiyle yamaç boyunca kaymasıdır.


