Sıcaklık ve Dağılışını Etkileyen Faktörler

Sıcaklık, iklim sisteminin en önemli değişkenlerinden biridir. Çünkü hava basıncı, rüzgar, nemlilik ve yağış gibi pek çok atmosfer olayı üzerinde etkilidir. Ancak yeryüzünün her yerinde aynı değerler ölçülmez. Güneş ışınlarının geliş açısı, yükselti, denize uzaklık ve okyanus akıntıları gibi etkenler bölgeler arasında önemli farklılıklar meydana getirir.

Bu yazıda sıcaklığın nasıl ölçüldüğünü, yeryüzündeki dağılışını belirleyen etkenleri, sıcaklık kuşaklarını ve izoterm haritalarını inceleyeceğiz.

Sıcaklık Nedir?

Sıcaklık, bir maddenin ne kadar sıcak veya soğuk olduğunu gösteren ölçüdür. Coğrafyada bu kavram, çoğunlukla havanın termik özelliklerini ifade eder.

Isı ile sıcaklık aynı anlama gelmez. Isı bir enerji türüdür. Sıcaklık ise bu enerjinin maddeler üzerindeki etkisini gösteren bir ölçüdür. Bir madde ısı aldığında genellikle ısınır, ısı kaybettiğinde ise soğur.

Yeryüzünün temel enerji kaynağı Güneş’tir. Güneş’ten gelen ışınlar önce yeryüzünü ısıtır. Isınan yüzey, enerjinin bir bölümünü atmosfere verir. Bu nedenle atmosferin yeryüzüne yakın bölümleri daha sıcaktır.

Hava Sıcaklığı Nasıl Ölçülür?

Hava sıcaklığı termometre ile ölçülür. Türkiye’de ölçüm sonuçları genellikle santigrat dereceyle (°C) ifade edilir. Bilimsel çalışmalarda Kelvin (K), bazı ülkelerde ise Fahrenheit (°F) ölçeği de kullanılabilir.

Doğru sonuç elde edebilmek için termometrenin doğrudan Güneş ışınlarından, yağıştan ve çevredeki yapıların yaydığı enerjiden korunması gerekir. Bu nedenle meteoroloji istasyonlarında ölçüm araçları yerden belirli bir yükseklikte bulunan korunaklı alanlara yerleştirilir.

Bir yerde gün boyunca yapılan ölçümlere göre günlük ortalama, aylık değerlerden aylık ortalama ve ayların ortalamalarından yıllık ortalama hesaplanabilir. En yüksek ve en düşük değer arasındaki fark ise günlük veya yıllık sıcaklık farkını verir.

Yeryüzü Nasıl Isınır?

Güneş ışınlarının tamamı yeryüzüne ulaşmaz. Gelen enerjinin bir bölümü atmosfer ve bulutlar tarafından uzaya yansıtılır. Bir bölümü atmosferde dağılır veya emilir. Geri kalan bölümü ise yeryüzüne ulaşarak karaları ve suları ısıtır.

Yeryüzü, Güneş’ten aldığı enerjiyi uzun dalgalı ışınlar halinde atmosfere geri verir. Atmosferin alt katmanı olan troposfer, büyük ölçüde bu yolla ısınır. Bu durum, yükselti arttıkça havanın neden soğuduğunu açıklayan temel nedenlerden biridir.

Yeryüzünün aldığı enerji miktarı her yerde aynı değildir. Işınların düşme açısı, aydınlanma süresi, bulutluluk ve yüzey özellikleri enerji miktarını değiştirir.

Sıcaklığın Dağılışını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Yeryüzünde ölçülen değerlerin bölgelere göre değişmesinde birçok etken birlikte rol oynar. MEB 9. sınıf Coğrafya Ders Kitabı’nda sıcaklığın dağılışını etkileyen faktörler şu şekilde ele alınmaktadır:

Güneş ışınları, yükselti, nem, rüzgarlar, okyanus akıntıları, kara ve denizler ile bitki örtüsünün etkisini gösteren infografik.
  • Güneş ışınlarının geliş açısı
  • Yükselti
  • Güneşlenme süresi
  • Okyanus akıntıları
  • Atmosfer nemi
  • Rüzgarlar
  • Kara ve denizlerin etkisi
  • Bitki örtüsü

Kar örtüsü, toprak nemi, kayaç türü, bulutluluk ve şehirleşme de termik koşulları değiştirebilir.

1. Güneş Işınlarının Geliş Açısı

Yeryüzündeki dağılışı belirleyen en önemli faktör, Güneş ışınlarının geliş açısıdır. Işınlar büyük açıyla geldiğinde enerji dar bir alanda toplanır. Küçük açıyla geldiğinde ise daha geniş bir alana yayılır.

Güneş Işınlarının Geliş Açısı

Güneş ışınlarının geliş açısı Dünya’nın şekline, günlük hareketine, yıllık hareketine, eksen eğikliğine, eğime ve bakıya bağlı olarak değişir.

Dünya’nın Şekli ve Enlem

Dünya’nın küresel şekli nedeniyle Güneş ışınlarının düşme açısı Ekvator’dan kutuplara doğru küçülür. Bu nedenle genel olarak Ekvator’dan kutuplara gidildikçe hava soğur. Bu duruma sıcaklık-enlem ilişkisi denir.

Türkiye’de güneyden kuzeye doğru gidildikçe yıllık ortalamaların genel olarak azalması enlem etkisine örnektir. Ancak yükselti, denizellik ve yer şekilleri bu düzenin bazı yerlerde değişmesine neden olabilir.

Dünya’nın Günlük Hareketi

Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi nedeniyle Güneş ışınlarının düşme açısı gün içinde değişir. Işınlar sabah ve akşam saatlerinde küçük, öğle saatlerinde ise daha büyük açıyla gelir.

Günün en yüksek değeri tam öğle anında ölçülmez. Yeryüzünde biriken enerji nedeniyle en yüksek değerler genellikle öğleden sonra görülür. Gece boyunca devam eden enerji kaybı nedeniyle en düşük değerler ise çoğunlukla Güneş’in doğmasına yakın saatlerde ölçülür.

Dünya’nın Yıllık Hareketi ve Eksen Eğikliği

Dünya’nın eksen eğikliği ve Güneş çevresindeki yıllık hareketi, ışınların düşme açısının yıl içinde değişmesine neden olur. Bunun sonucunda mevsimler meydana gelir.

Kuzey Yarım Küre’de yaz aylarında ışınlar daha büyük açıyla gelir ve gündüz süreleri uzar. Kış aylarında ise geliş açısı küçülür ve gündüzler kısalır. Güney Yarım Küre’de bunun tersi yaşanır.

Yıl içinde ölçülen en yüksek ve en düşük değerler arasındaki fark, yıllık sıcaklık farkı olarak adlandırılır. Karasal bölgelerde bu fark genellikle daha fazladır.

Eğim ve Bakı

Bir yamacın Güneş’e dönük olma durumuna bakı denir. Güneş’e dönük yamaçlar ışınları daha büyük açıyla aldığı için daha fazla ısınır.

Eğim ve Bakı

Dönenceler dışında Kuzey Yarım Küre’de güneye, Güney Yarım Küre’de ise kuzeye bakan yamaçlar genellikle daha sıcaktır. Türkiye Kuzey Yarım Küre’de bulunduğu için dağların güneye bakan yamaçlarında bakı etkisi daha belirgindir.

Bakı; karların erime süresini, tarım ürünlerinin olgunlaşmasını, ormanların üst sınırını ve yerleşmelerin dağılışını etkileyebilir.

2. Yükselti

Troposfer büyük ölçüde yeryüzünden yayılan enerjiyle ısındığı için yükseldikçe hava soğur. Aynı enlemde bulunan iki yerden yükseltisi fazla olanın ortalama değerleri genellikle daha düşüktür.

Bir dağ yamacında yükseltiye bağlı olarak hava sıcaklığının azalmasını ve bitki kuşaklarının değişmesini gösteren kesit.

Türkiye’de yükseltinin batıdan doğuya doğru artması, doğuya gidildikçe ortalamaların düşmesinde etkilidir. Kuzeydoğu Anadolu’nun ülkemizin en soğuk alanlarından biri olması yalnızca enlemle açıklanamaz. Yükselti ve karasallık da bu durum üzerinde belirleyicidir.

Yüksek dağlarda bitkilerin kuşaklar oluşturması da yükseltiyle ilgilidir. Eteklerden zirveye çıkıldıkça geniş yapraklı ormanlar, karma ormanlar, iğne yapraklı ormanlar, dağ çayırları ve kalıcı karlar görülebilir.

3. Güneşlenme Süresi

Güneşlenme süresi, bir yerin gün boyunca doğrudan Güneş ışığı aldığı süredir. Diğer koşullar aynı olduğunda bu süre uzadıkça yeryüzünün kazandığı enerji miktarı artar.

Güneşlenme süresi üzerinde;

  • Enlem,
  • Mevsimler,
  • Gündüz uzunluğu,
  • Bakı,
  • Bulutluluk

etkilidir.

Gündüz süresi uzun olan bir yer her zaman daha fazla enerji almayabilir. Bulutluluğun fazla olması, yeryüzüne ulaşan ışınların miktarını azaltabilir.

4. Okyanus Akıntıları

Okyanus akıntıları, Ekvator ile kutuplar arasında enerji taşır. Kaynağını Ekvator çevresinden alan akıntılar sıcak, kutup çevresinden alanlar ise soğuk akıntılar olarak adlandırılır.

Sıcak akıntılar ulaştıkları kıyılarda havanın daha ılıman olmasını sağlar. Soğuk akıntılar ise kıyıların serinlemesine yol açar. Bu nedenle aynı enlem üzerinde bulunan kıyılarda farklı değerler ölçülebilir.

Kuzey Yarım Küre’de kıtaların batı kıyılarının aynı enlemdeki doğu kıyılarından daha ılıman olmasında sıcak okyanus akıntılarının etkisi görülebilir.

5. Atmosfer Nemi

Atmosferde bulunan su buharına nem denir. Su buharı, yeryüzünden yayılan enerjinin bir bölümünü tutarak havanın hızla soğumasını engeller.

Nemli ve kurak bölgelerde gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkını karşılaştıran eğitim görseli.

Nemli bölgelerde günlük ve yıllık sıcaklık farkları genellikle azdır. Nemin az olduğu çöllerde ve yüksek alanlarda ise gündüz ile gece arasındaki fark daha fazladır.

Bulutlar gündüz Güneş ışınlarının bir bölümünü engelleyerek aşırı ısınmayı azaltır. Gece ise yerden yayılan enerjinin bir bölümünü tutarak hızlı soğumayı sınırlar. Bu nedenle bulutlu gün ve gecelerde değişim daha az olabilir.

6. Rüzgarlar

Rüzgarlar, oluştukları bölgenin termik özelliklerini başka alanlara taşır. Sıcak bölgelerden gelen hava hareketleri geçtikleri yerleri ısıtırken soğuk bölgelerden gelenler hava değerlerini düşürür.

Türkiye Kuzey Yarım Küre’de bulunduğu için kuzeyden gelen rüzgarlar genel olarak soğutucu, güneyden gelenler ise ısıtıcı etki yapar. Ancak burada asıl belirleyici, rüzgarın geldiği yönün yanında oluştuğu bölgenin özellikleridir.

Denizden karaya doğru esen rüzgarlar kışın ılıtıcı, yazın serinletici etki gösterebilir.

7. Kara ve Denizlerin Etkisi

Karalar ile denizlerin ısınma ve soğuma hızları birbirinden farklıdır. Suyun özgül ısısı karalara göre daha yüksektir. Bu nedenle denizler geç ısınıp geç soğurken karalar çabuk ısınıp çabuk soğur.

Karaların çabuk, denizlerin ise daha yavaş ısınıp soğumasını karşılaştıran şema.

Bu farklılığın başlıca sonuçları şunlardır:

  • Kıyılarda günlük ve yıllık sıcaklık farkları azdır.
  • Kara içlerinde bu fark daha fazladır.
  • Kıyı bölgelerinde kışlar daha ılıman geçer.
  • Karasal alanlarda yaz ve kış koşulları arasındaki fark belirgindir.
  • Kuzey Yarım Küre’de karaların geniş yer kaplaması yıllık farkı artırır.
  • Güney Yarım Küre’de denizlerin genişliği daha dengeli koşullar oluşturur.

Türkiye’de kıyılar ile iç kesimler arasındaki farklılıkta denizellik ve karasallık önemli rol oynar.

8. Bitki Örtüsü

Bitki örtüsü, Güneş ışınlarının bir bölümünü tutarak toprağın gündüz aşırı ısınmasını sınırlar. Gece ise yerden yayılan enerjinin bir bölümünü tutarak hızlı soğumayı azaltır.

Ormanlık alanlarda günlük değişimler, bitki örtüsünden yoksun alanlara göre daha sınırlıdır. Bitkilerin terleme yoluyla atmosfere su buharı vermesi de nem oranını artırarak çevre koşullarını etkiler.

Kar örtüsü açık renkli olduğu için Güneş ışınlarının önemli bir bölümünü yansıtır. Bu nedenle karla kaplı yüzeyler daha az enerji emer ve daha zor ısınır.

Şehir Isı Adası Nedir?

Büyük şehirlerin çevrelerindeki kırsal alanlardan daha sıcak olmasına şehir ısı adası denir.

Beton ve asfalt yüzeyler gündüz enerji depolar, gece ise bu enerjiyi çevreye verir. Binaların yoğunluğu hava dolaşımını sınırlar. Trafik, sanayi ve ısıtma sistemleri de çevreye ek enerji bırakır.

Yeşil alanların azalması ve su geçirmeyen yüzeylerin artması, bu farkı daha belirgin hale getirir. Şehirlerde yapılan ölçümlerin yakın kırsal alanlardan yüksek çıkması yalnızca doğal faktörlerle açıklanamaz.

Sıcaklık Kuşakları

Yeryüzündeki termik koşullara göre sıcak, ılıman ve soğuk kuşaklar oluşmuştur. Bunlar matematik iklim kuşaklarıyla aynı değildir. Matematik iklim kuşaklarının sınırları eksen eğikliğine göre belirlenirken sıcaklık kuşakları kara ve denizlerin dağılışı, okyanus akıntıları ve diğer yerel faktörlerden etkilenir.

Sıcak Kuşak

Yıllık ortalama sıcaklığın 20 °C’nin üzerinde olduğu alanlardan oluşur. Ekvator çevresi ve tropikal bölgelerin önemli bölümü bu kuşakta yer alır.

Ilıman Kuşak

Yıllık ortalama sıcaklığın 0 °C ile 20 °C arasında olduğu alanlardır. Yıl içindeki sıcaklık değişimi belirgindir. Dört mevsim özellikleri bu kuşakta daha kolay ayırt edilir.

Soğuk Kuşak

Yıllık ortalama sıcaklığın 0 °C’nin altında olduğu alanlardan oluşur. Kutup çevreleri ve yüksek enlemler bu kuşağın başlıca alanlarıdır.

İzoterm Nedir?

Haritalarda aynı sıcaklık değerine sahip noktaları birleştiren eğrilere izoterm veya eş sıcaklık eğrisi denir. Sıcaklığın yeryüzündeki dağılışını izotermlerle gösteren haritalara izoterm haritası adı verilir.

İzoterm eğrileri genel olarak paraleller doğrultusunda uzanır. Ancak kara ve denizlerin dağılışı, yükselti, okyanus akıntıları ve rüzgarlar nedeniyle bu eğriler paralellerle tam olarak örtüşmez.

İzoterm Haritaları Kaç Çeşittir?

İzoterm haritaları hazırlanırken yükseltinin dikkate alınıp alınmamasına göre iki şekilde incelenebilir:

Yükselti etkisinin dikkate alındığı ve kaldırıldığı izoterm haritalarını karşılaştıran şema.

Gerçek İzoterm Haritaları

Ölçülen gerçek sıcaklık değerleri kullanılarak hazırlanır. Bu haritalarda yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi görülür.

İndirgenmiş İzoterm Haritaları

Yeryüzündeki bütün noktaların deniz seviyesinde olduğu kabul edilerek hazırlanır. Böylece yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan kaldırılır. İndirgenmiş izoterm haritaları, özellikle enlem ile kara ve denizlerin dağılışının sıcaklık üzerindeki etkisini incelemeyi kolaylaştırır.

Dünya’da Sıcaklığın Dağılışı

Dünya yıllık ortalama sıcaklık haritası incelendiğinde şu genel sonuçlara ulaşılır:

Dünya üzerindeki sıcak, ılıman ve soğuk alanlar ile yıllık izoterm eğrilerini gösteren harita.
  • Sıcaklık, enlem etkisiyle Ekvator’dan kutuplara doğru azalır.
  • En yüksek sıcaklıklar Ekvator üzerinde değil, dönenceler çevresindeki çöllerde görülür.
  • Ekvator çevresinde nem ve bulutluluğun fazla olması aşırı sıcaklıkları sınırlar.
  • Kutup çevrelerinde sıcaklıklar yıl boyunca çok düşüktür.
  • Kuzey Yarım Küre’de karaların geniş yer kaplaması sıcaklık farklarını artırır.
  • Güney Yarım Küre’de denizlerin geniş alan kaplaması sıcaklıkların daha dengeli olmasını sağlar.
  • Okyanus akıntıları kıtaların aynı enlemdeki doğu ve batı kıyılarında farklı sıcaklıkların görülmesine neden olur.
  • İzoterm eğrileri kara ve denizlerin dağılışına bağlı olarak kıvrımlar yapar.

Türkiye’de Sıcaklığın Dağılışı

Türkiye’de sıcaklıkların dağılışında enlem, yükselti, denizellik, karasallık, yer şekilleri, bakı ve hava kütleleri etkilidir.

Türkiye’de sıcaklığın dağılışıyla ilgili başlıca özellikler şunlardır:

  • Enlem etkisi nedeniyle sıcaklık genel olarak güneyden kuzeye doğru azalır.
  • Yükseltinin batıdan doğuya doğru artması sıcaklığın doğuya gidildikçe düşmesine neden olur.
  • Kıyılarda denizlerin etkisiyle sıcaklık farkları daha azdır.
  • İç kesimlerde karasallık nedeniyle günlük ve yıllık sıcaklık farkları daha fazladır.
  • Güney yamaçlar bakı etkisiyle daha sıcaktır.
  • Kuzeydoğu Anadolu, yükseltinin ve karasallığın etkisiyle Türkiye’nin en soğuk alanları arasındadır.
  • Akdeniz kıyıları, enlem ve denizellik nedeniyle kışları daha ılıktır.
  • Güneşlenme süresi genel olarak güneyden kuzeye doğru azalır. Ancak bulutluluk bu dağılışı değiştirebilir.
Türkiye Yıllık Ortalama Sıcaklık Haritası

Sözün Kısası

Yeryüzünün her yerinde aynı sıcaklık koşulları görülmez. Güneş ışınlarının geliş açısı temel belirleyici olmakla birlikte yükselti, güneşlenme süresi, nem, rüzgarlar, okyanus akıntıları, kara ve denizlerin dağılışı ile bitki örtüsü de ölçülen değerleri değiştirir.

Bu etkenlerin birlikte değerlendirilmesi, aynı enlemdeki yerlerin neden farklı özellikler taşıdığını ve izoterm eğrilerinin neden paralelleri tam olarak takip etmediğini açıklar.

Sık Sorulan Sorular

Sıcaklığı ölçen alet nedir?

Hava sıcaklığı termometre ile ölçülür.

Kullanılan ölçü birimi nedir?

Türkiye’de ölçüm sonuçları genellikle santigrat dereceyle (°C) ifade edilir.

Yeryüzünün temel enerji kaynağı nedir?

Yeryüzünün temel enerji kaynağı Güneş’tir.

Dağılışı etkileyen en önemli faktör hangisidir?

En önemli faktör Güneş ışınlarının geliş açısıdır.

Güneş ışınlarının geliş açısı neye bağlıdır?

Dünya’nın şekline ve enleme, günlük harekete, yıllık hareket ile eksen eğikliğine, eğim ve bakıya bağlıdır.

Yükselti arttıkça hava neden soğur?

Troposfer büyük ölçüde yeryüzünden yayılan enerjiyle ısındığı için yükseldikçe hava genel olarak soğur.

İzoterm nedir?

Aynı sıcaklık değerine sahip noktaları harita üzerinde birleştiren eğridir.

İzoterm haritaları kaça ayrılır?

Yükseltinin etkisinin dikkate alınmasına göre gerçek ve indirgenmiş izoterm haritaları olmak üzere ikiye ayrılır.