Türkiye’nin Gölleri: Oluşumları, Türleri ve Özellikleri
Türkiye, farklı jeolojik süreçlerin ve iklim koşullarının etkisiyle çok çeşitli göllere sahiptir. Tektonik hareketler, volkanizma, karstlaşma, heyelanlar, akarsuların taşıdığı alüvyonlar ve kıyı süreçleri göllerin oluşumunda etkili olmuştur. Bu nedenle Türkiye’de tektonik göllerden volkanik set göllerine, kıyı set göllerinden buzul göllerine kadar farklı oluşum özelliklerine sahip göller görülür.
Göllerin dağılışında Türkiye’nin yer şekilleri de önemli rol oynar. Özellikle İç Anadolu, Göller Yöresi, Marmara Bölgesi ve Doğu Anadolu’da çok sayıda doğal göl bulunmaktadır.
Göllerin oluşumu ve dünya genelindeki göl türleri hakkında temel bilgiler için Dünya’da Göller: Oluşumları, Türleri ve Özellikleri yazısına bakabilirsiniz.
Türkiye’de Göllerin Genel Özellikleri
Türkiye’deki göller yüzölçümü, derinlik, yükselti, suyun kimyasal özellikleri ve oluşum biçimleri bakımından birbirinden farklıdır.
Türkiye’nin gölleriyle ilgili başlıca özellikler şunlardır:
- Göller ülke geneline eşit dağılmamıştır.
- Göllerin önemli bir bölümü tektonik çukurlarda oluşmuştur.
- Bazı göllerin dışarıya akışı bulunurken bazıları kapalı havzalarda yer alır.
- Kapalı havzalardaki göllerde buharlaşma, göl suyunun tuzluluğunu artırabilir.
- Türkiye’de tatlı, tuzlu ve sodalı göller bulunur.
- Göl seviyeleri yağış, buharlaşma, akarsular, yer altı suları ve insan faaliyetlerine bağlı olarak değişebilir.
- Bazı göller sulama ve içme suyu amacıyla yoğun biçimde kullanılır.
- Göller balıkçılık, turizm, tuz üretimi ve biyolojik çeşitlilik açısından da önem taşır.
Türkiye’nin en büyük doğal gölü Van Gölüdür. Suları tuzlu ve sodalı olan Van Gölü aynı zamanda dünyanın en büyük sodalı gölü olarak tanımlanmaktadır.
Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü ise Beyşehir Gölüdür.
Türkiye’de Göllerin Oluşumlarına Göre Sınıflandırılması
Türkiye’deki doğal göller oluşumlarına göre tektonik, volkanik, karstik, set ve buzul gölleri gibi gruplara ayrılabilir.

Tektonik Göller
Yer kabuğundaki kırılma, çökme ve diğer tektonik hareketler sonucunda oluşan çukurlarda suların birikmesiyle meydana gelen göllerdir.
Türkiye’de tektonik göller oldukça yaygındır.
Başlıca örnekleri:
- Tuz Gölü
- İznik Gölü
- Sapanca Gölü
- Manyas Gölü
- Uluabat Gölü
- Burdur Gölü
- Eğirdir Gölü
- Beyşehir Gölü
- Hazar Gölü
Tektonik göller özellikle kırık hatlarının ve geniş çöküntü alanlarının bulunduğu bölgelerde görülür.
Tuz Gölü, İç Anadolu’daki geniş tektonik çukurlardan birinde yer alır. Gölün dışarıya akışı yoktur. Çok sığ olması, yağışın azlığı ve buharlaşmanın fazla olması nedeniyle su seviyesi yıl içinde büyük değişiklik gösterir. Tuz Gölü, Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin yüzölçümü bakımından en büyük doğal göllerinden biridir.
Volkanik Göller
Volkanik faaliyetler sonucunda oluşan krater, kaldera veya maar çukurlarında su birikmesiyle meydana gelir.
Türkiye’de volkanik göller özellikle İç ve Doğu Anadolu’daki genç volkanik alanlarda görülür.
Başlıca örnekleri:
- Nemrut Kaldera Gölü
- Meke Gölü
- Acıgöl çevresindeki bazı maar gölleri
- Narlıgöl
Bitlis yakınlarındaki Nemrut Dağı üzerinde bulunan göller, volkanik bir kalderanın içinde gelişmiştir.
Konya’nın Karapınar ilçesindeki Meke Gölü ise volkanik patlamalar sonucunda oluşan maar yapısıyla tanınır.
Karstik Göller
Kalker, jips ve kaya tuzu gibi kolay çözünebilen kayaçların bulunduğu alanlarda çözünme sonucu oluşan çanaklarda suların birikmesiyle meydana gelir.
Türkiye’de karstik göller özellikle Akdeniz Bölgesi’nde ve Toros Dağları çevresinde görülür.
Karstik çanaklarda oluşan göllere;
- Avlan Gölü,
- Kestel Gölü,
- Suğla Gölü
gibi örnekler verilebilir.
Karstik alanlarda yer altı drenajı güçlü olduğundan göllerin seviyeleri kısa sürelerde değişebilir. Bazı karstik göller yağışlı dönemlerde genişlerken kurak dönemlerde önemli ölçüde küçülebilir.
Set Gölleri
Bir akarsu vadisinin veya doğal çukurluğun önünün çeşitli nedenlerle kapanması sonucunda oluşan göllerdir.
Seti oluşturan malzemeye göre farklı türlere ayrılır.
Volkanik Set Gölleri
Volkanlardan çıkan lavların bir vadinin önünü kapatmasıyla oluşur.
Van Gölü, Türkiye’deki en önemli volkanik set gölü örneğidir. Nemrut Volkanı’ndan çıkan lavlar, tektonik bir çukurluğun dışa akışını engellemiş ve zamanla bugünkü Van Gölü oluşmuştur.
Heyelan Set Gölleri
Heyelanla taşınan toprak ve kaya kütlelerinin bir akarsu vadisinin önünü kapatmasıyla oluşur.
Başlıca örnekleri:
- Tortum Gölü
- Sera Gölü
- Uzungöl
Bu göller özellikle eğimin fazla, yağışın yüksek ve kütle hareketlerinin yaygın olduğu dağlık alanlarda görülür.
Alüvyal Set Gölleri
Akarsuların taşıdığı alüvyonların bir koyun, vadinin veya çukurluğun önünü kapatması sonucunda oluşur.
Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonların eski bir deniz koyununun denizle bağlantısını kesmesi sonucunda oluşmuştur.
Kıyı Set Gölleri
Dalga ve kıyı akıntılarının taşıdığı kumların koy veya körfezlerin önünü kapatmasıyla oluşur. Bu tür göllere lagün veya deniz kulağı da denir.
Türkiye’de;
- Büyükçekmece Gölü,
- Küçükçekmece Gölü,
- Durusu (Terkos) Gölü
bu tür oluşumlarla ilişkilidir.
Buzul Gölleri
Geçmişte buzulların aşındırdığı çanaklarda veya buzulların biriktirdiği malzemelerin gerisinde su birikmesiyle oluşur.
Türkiye’de günümüzde geniş alan kaplayan buzullar bulunmadığından buzul gölleri genellikle küçük yüzölçümlüdür.
Buzul göllerine özellikle;
- Kaçkar Dağları,
- Cilo Dağları,
- Aladağlar,
- Bolkar Dağları
gibi yüksek dağlık alanlarda rastlanır.
Bu göller çoğunlukla yüksek kesimlerde bulunan küçük sirk gölleridir.
Türkiye’nin Başlıca Gölleri
| Göl | Bulunduğu alan | Oluşumu / özelliği | Su özelliği |
|---|---|---|---|
| Van Gölü | Van – Bitlis | Volkanik set | Tuzlu ve sodalı |
| Tuz Gölü | Ankara – Konya – Aksaray | Tektonik | Çok tuzlu |
| Beyşehir Gölü | Konya – Isparta | Tektonik kökenli | Tatlı |
| Eğirdir Gölü | Isparta | Tektonik kökenli | Tatlı |
| İznik Gölü | Bursa | Tektonik | Tatlı |
| Burdur Gölü | Burdur – Isparta | Tektonik | Tuzlu |
| Manyas Gölü | Balıkesir | Tektonik | Tatlı |
| Uluabat Gölü | Bursa | Tektonik | Tatlı |
| Sapanca Gölü | Sakarya – Kocaeli | Tektonik | Tatlı |
| Hazar Gölü | Elazığ | Tektonik | Tatlı |
| Çıldır Gölü | Ardahan – Kars | Doğal set | Tatlı |
| Bafa Gölü | Aydın – Muğla | Alüvyal set | Hafif tuzlu |

Göllerin su özellikleri sabit değildir. Yağış, buharlaşma, göle ulaşan akarsular, yer altı suları ve insan faaliyetleri su seviyesini ve kimyasal özellikleri zaman içinde değiştirebilir.
Van Gölü
Van Gölü, Doğu Anadolu Bölgesi’nde Van ve Bitlis illeri arasında yer alır.
Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en büyük gölüdür. Nemrut Volkanı’ndan çıkan lavların tektonik bir çukurluğun önünü kapatmasıyla oluşan volkanik set gölüdür.
Van Gölü’nün dışarıya akışı bulunmaz. Bu nedenle kapalı havza özelliği taşır. Suları tuzlu ve sodalıdır.
Gölün en dikkat çekici canlılarından biri inci kefalidir. İnci kefali gölün sodalı suyuna uyum sağlamış endemik bir balıktır ve üreme döneminde göle dökülen tatlı su akarsularına göç eder.
Van Gölü çevresinde turizm, balıkçılık ve ulaşım faaliyetleri de gelişmiştir.
Tuz Gölü
Tuz Gölü, İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara, Konya ve Aksaray arasında yer alır.
Kapalı bir havzanın en alçak bölümünde bulunan göl çok sığdır. Yaz mevsiminde yüksek sıcaklık ve buharlaşmanın etkisiyle göl alanının büyük bölümü kuruyabilir. Kuruyan kesimlerde kalın tuz tabakaları ortaya çıkar.
Tuz Gölü;
- tuz üretimi,
- sulak alan ekosistemi,
- kuş yaşamı,
- doğal peyzaj
bakımından önemlidir.
Göl özellikle flamingolar açısından Türkiye’nin önemli üreme ve yaşam alanlarından biridir. Tuz Gölü ve çevresi Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsündedir.
Beyşehir Gölü
Beyşehir Gölü, Konya ile Isparta arasında yer alır.
Türkiye’nin en büyük tatlı su gölüdür. Göl ve çevresi Beyşehir Gölü Milli Parkı sınırları içinde yer almaktadır.
Gölden;
- içme suyu,
- sulama,
- balıkçılık,
- rekreasyon ve turizm
amacıyla yararlanılır.
Beyşehir Gölü aynı zamanda çok sayıda kuş türü ve sucul canlı için önemli bir yaşam alanıdır.
Eğirdir Gölü
Eğirdir Gölü, Isparta sınırları içinde bulunur ve Göller Yöresi’nin en önemli göllerinden biridir.
Tatlı su gölü olan Eğirdir’den özellikle tarımsal sulama amacıyla yararlanılır. Çevresindeki elma üretim alanları başta olmak üzere tarım faaliyetleri açısından önemli bir su kaynağıdır.
Bununla birlikte göl son yıllarda kuraklık, yüksek buharlaşma ve su kullanımı baskısıyla karşı karşıya kalmıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı, gölün korunması amacıyla Eğirdir Gölü Su Eylem Planı’nı uygulamaya almıştır.
Burdur Gölü
Burdur Gölü, Göller Yöresi’nde bulunan tektonik kökenli bir göldür.
Dışarıya akışı bulunmadığından kapalı havza özelliği gösterir. Sularının mineral ve tuz içeriği yüksektir.
Göl, su kuşları ve sulak alan ekosistemi bakımından önemlidir. Ancak su seviyesindeki gerileme Burdur Gölü’nün en önemli çevre sorunlarından biri hâline gelmiştir.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2025 yılında açıklanan Burdur Gölü Eylem Planı; göl havzasında su kullanımının kontrolü, sulama sistemlerinin iyileştirilmesi ve su verimliliğinin artırılması gibi önlemleri içermektedir.
Marmara Bölgesi’nin Önemli Gölleri
Marmara Bölgesi’nde göller özellikle Güney Marmara ve Doğu Marmara’da yoğunlaşır.
İznik Gölü
Bursa sınırları içinde yer alan İznik Gölü tektonik kökenlidir. Tarım, balıkçılık ve rekreasyon açısından önem taşır.
Manyas Gölü
Balıkesir’de bulunan Manyas Gölü, özellikle kuş yaşamı açısından önemlidir. Gölün kuzeydoğusundaki Kuşcenneti Milli Parkı çok sayıda kuş türüne yaşam alanı sağlar.
Uluabat Gölü
Bursa’nın batısında bulunan Uluabat Gölü, sığ bir tatlı su gölüdür. Sazlıkları, balıkçılık faaliyetleri ve zengin kuş varlığıyla dikkat çeker.
Sapanca Gölü
Sakarya ile Kocaeli arasında yer alan Sapanca Gölü, önemli bir tatlı su kaynağıdır.
Gölden içme ve kullanma suyu amacıyla yararlanılması, çevresindeki yoğun yerleşme ve sanayi faaliyetleri gölün dikkatli yönetilmesini gerekli kılar.
Göller Yöresi
Türkiye’de göllerin en fazla dikkat çektiği alanlardan biri Göller Yöresidir.
Göller Yöresi; başta Isparta, Burdur, Antalya ve Konya çevresindeki göllerin yoğunlaştığı alanı ifade eder.
Başlıca gölleri şunlardır:
- Beyşehir Gölü
- Eğirdir Gölü
- Burdur Gölü
- Acıgöl
- Salda Gölü
- Kovada Gölü
- Suğla Gölü
Yörede göllerin birbirine yakın olmasının temel nedeni, tektonik hareketlerin ve karstik süreçlerin birlikte etkili olmasıdır.
Göllerin su özellikleri birbirinden farklıdır. Beyşehir ve Eğirdir tatlı su özelliği gösterirken Burdur ve Acıgöl gibi dışarıya akışı sınırlı veya bulunmayan göllerde mineral ve tuz oranı daha yüksektir.
Açık Havza ve Kapalı Havza Gölleri
Göllerin su özelliklerini etkileyen en önemli faktörlerden biri dışarıya akışlarının bulunup bulunmamasıdır.

Açık Havza Gölleri
Fazla sularını bir akarsu aracılığıyla başka bir göle veya denize ulaştırabilen göllerdir.
Bu göllerin suları genellikle tatlıdır. Çünkü göle ulaşan çözünmüş mineraller fazla sularla birlikte dışarı taşınabilir.
Kapalı Havza Gölleri
Dışarıya akışı olmayan göllerdir.
Su kaybı büyük ölçüde buharlaşma yoluyla gerçekleşir. Su buharlaşırken çözünmüş mineraller gölde kaldığından zamanla tuzluluk artabilir.
Van, Tuz ve Burdur gölleri bu duruma önemli örneklerdir.
Ancak bir gölün su kimyasını yalnızca açık veya kapalı havzada bulunması belirlemez. Gölü besleyen suların özellikleri, kayaç yapısı, buharlaşma miktarı ve insan faaliyetleri de etkilidir.
Türkiye’de Göllerden Nasıl Yararlanılır?
Türkiye’de göller doğal çevrenin önemli bir parçası olmanın yanında çeşitli ekonomik faaliyetlerde de kullanılır.
İçme ve Kullanma Suyu
Beyşehir ve Sapanca gibi bazı tatlı su göllerinden içme ve kullanma suyu sağlanır.
Türkiye’nin yüzey ve yer altı su kaynaklarının genel özellikleri için Türkiye’de Su Kaynakları ve Etkileri yazısını inceleyebilirsiniz.
Tarımsal Sulama
Özellikle Eğirdir ve Beyşehir gibi göller çevredeki tarım alanlarının sulanmasında önemli rol oynar.
Ancak göllerden sürdürülebilir miktarın üzerinde su alınması göl seviyesinin düşmesine neden olabilir.
Balıkçılık
Tatlı su gölleri ve bazı özel su koşullarına sahip göller balıkçılık açısından önemlidir.
Van Gölü’ndeki inci kefali bunun en dikkat çekici örneklerinden biridir.
Türkiye’de iç su ve deniz balıkçılığı hakkında ayrıntılı bilgi için Türkiye’de Balıkçılık yazısına bakabilirsiniz.
Tuz ve Mineral Üretimi
Tuz Gölü ve bazı tuzlu göller ekonomik açıdan önemli mineral kaynaklarıdır.
Yüksek buharlaşma sonucunda göl suyundaki mineraller yoğunlaşır ve bazı alanlarda ekonomik olarak işletilebilir birikimler oluşur.
Turizm ve Rekreasyon
Van, Sapanca, İznik, Salda, Eğirdir, Beyşehir ve Abant gibi göller doğal güzellikleri nedeniyle turizm ve rekreasyon faaliyetlerine sahne olur.
Göl çevrelerinde;
- doğa yürüyüşü,
- kamp,
- kuş gözlemciliği,
- balıkçılık,
- su sporları,
- fotoğrafçılık
gibi etkinlikler yapılabilir.
Doğal Göller ile Baraj Gölleri Arasındaki Fark
Türkiye’de doğal göllerin yanında çok sayıda baraj gölü de bulunur.
Doğal göller jeolojik ve jeomorfolojik süreçler sonucunda oluşurken baraj gölleri bir akarsuyun önüne insan eliyle set yapılması sonucunda meydana gelir.
Atatürk, Keban, Karakaya, Hirfanlı ve Yusufeli baraj gölleri doğal göl değildir.
Barajların özellikleri ve dağılışı için Türkiye’nin Barajları yazısını inceleyebilirsiniz.
Türkiye’de Gölleri Tehdit Eden Başlıca Sorunlar
Göller, havzalarındaki doğal ve beşerî değişimlerden doğrudan etkilenir.
Türkiye’de gölleri tehdit eden başlıca sorunlar şunlardır:

- yağışların azalması ve uzun süreli kuraklık,
- sıcaklık ve buharlaşmanın artması,
- gölleri besleyen akarsuların debisinin azalması,
- tarımsal sulama amacıyla aşırı su kullanımı,
- kontrolsüz yer altı suyu çekimi,
- evsel ve sanayi kaynaklı kirlilik,
- tarımsal gübre ve pestisitlerin göllere ulaşması,
- kıyı alanlarının yanlış kullanımı,
- istilacı türlerin yayılması,
- sazlık ve sulak alanların bozulması.
Bu sorunlar göllerin su seviyesinin düşmesine, kıyı çizgisinin gerilemesine, su kalitesinin bozulmasına ve canlı yaşamının zarar görmesine neden olabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2025 yılında yapılan değerlendirmede 8 hektar ve üzerindeki 250 doğal göl ve lagün kuraklık riski açısından incelenmiştir. Akşehir, Eber, Bafa, Beyşehir, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri öncelikli eylem planı hazırlanan göller arasında yer almıştır.
Göllerin Sürdürülebilir Kullanımı
Bir gölü korumak yalnızca göl yüzeyini korumak anlamına gelmez. Gölü besleyen bütün havzanın birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Sürdürülebilir göl yönetiminde;
- gölden alınabilecek su miktarının bilimsel verilere göre belirlenmesi,
- yer altı suyu çekiminin kontrol edilmesi,
- tarımda su tasarrufu sağlayan yöntemlerin kullanılması,
- arıtılmamış atık suların göllere ulaşmasının önlenmesi,
- kıyı ekosistemlerinin korunması,
- sulak alanların ve sazlıkların korunması,
- göl seviyesinin düzenli izlenmesi,
- istilacı türlerle mücadele edilmesi,
- iklim değişikliğine uyum önlemlerinin geliştirilmesi
gereklidir.
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgi için Türkiye’de Suyun Sürdürülebilir Kullanımı yazısını inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye’nin en büyük gölü hangisidir?
Türkiye’nin yüzölçümü bakımından en büyük gölü Van Gölüdür. Gölün suları tuzlu ve sodalıdır.
Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü hangisidir?
Ülkemiznin en büyük tatlı su gölü Beyşehir Gölüdür.
Türkiye’nin ikinci büyük gölü hangisidir?
Van Gölü’nden sonra yüzölçümü bakımından Türkiye’nin ikinci büyük doğal gölü Tuz Gölüdür.
Türkiye’nin gölleri en çok nerede bulunur?
Göller ülkenin farklı kesimlerinde bulunmakla birlikte özellikle Göller Yöresi, İç Anadolu, Marmara ve Doğu Anadolu önemli göl alanlarına sahiptir.
Van Gölü neden sodalıdır?
Van Gölü’nün dışarıya akışı yoktur. Göl havzasındaki kayaçlardan sulara geçen mineraller gölde birikir. Yoğun buharlaşma ve kapalı havza koşulları da mineral yoğunluğunun artmasına katkı sağlar.
Tuz Gölü neden yazın küçülür?
Tuz Gölü çok sığdır. Yaz mevsiminde yağış azalırken sıcaklık ve buharlaşma artar. Bu nedenle gölün önemli bir bölümü kurur ve yüzeyde tuz tabakaları ortaya çıkar.
Baraj gölleri doğal göl müdür?
Hayır. Baraj gölleri insanların akarsuların önüne baraj yapması sonucunda oluşan yapay göllerdir.
Göllerin suları neden birbirinden farklıdır?
Göl suyunun tatlı, tuzlu veya sodalı olmasında gölün açık ya da kapalı havzada bulunması, iklim, buharlaşma, gölü besleyen sular ve çevredeki kayaçların özellikleri etkilidir.
Sonuç
Türkiye’nin gölleri, ülkenin jeolojik ve iklimsel çeşitliliğini yansıtan önemli doğal unsurlardır. Tektonik hareketler Tuz, İznik ve Burdur gibi göllerin oluşumunda etkili olurken volkanizma Van, Nemrut ve Meke gibi göllerin ortaya çıkmasında rol oynamıştır. Heyelanlar, akarsu birikimi, kıyı süreçleri, karstlaşma ve buzullar da farklı bölgelerde göller oluşturmuştur.
Van Gölü Türkiye’nin en büyük gölü, Beyşehir Gölü en büyük tatlı su gölüdür. Tuz Gölü ise kapalı havza koşulları, yüksek tuzluluğu ve geniş sulak alan ekosistemiyle farklılaşır.
Göller içme suyu, sulama, balıkçılık, turizm ve mineral üretimi açısından önemli kaynaklardır. Bununla birlikte iklim değişikliği, kuraklık, aşırı su kullanımı ve kirlilik birçok göl üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu nedenle gölleri yalnızca birer su deposu olarak değil, havzaları ve canlı yaşamıyla birlikte korunması gereken ekosistemler olarak değerlendirmek gerekir.