Türkiye’de Yerleşmeler: Dağılış, Türler ve Özellikler

Okula giderken geçtiğiniz sokaklara hiç dikkat ettiniz mi? Bazı evler birbirine çok yakındır. Bazı köylerde ise evler geniş bir alana dağılır. Üstelik kimi şehirler sanayiyle büyürken kimileri turizmle gelişir. Bu farklılıklar tesadüf değildir. Doğa, ekonomi ve insan kararları yerleşmelerin biçimini belirler.

Türkiye’de yerleşmeler konusu, TYT’de neden-sonuç ilişkisiyle karşınıza çıkar. ÖSYM genellikle yalnızca tanım sormaz. Bunun yerine iklim, yükselti, su ve ekonomik faaliyetler arasında bağ kurmanızı ister. Bu nedenle kavramları ezberlemek tek başına yeterli olmaz.

Peki, Doğu Karadeniz’de evler neden dağınıktır? İç Anadolu’da toplu yerleşmeler neden yaygındır? Ayrıca bazı şehirler neden tek bir işleve göre tanınır? Bu yazıda bütün bu soruların cevabını bulacaksınız. Konuyu harita, örnek ve karşılaştırmalarla öğreneceksiniz.

Türkiye’de Yerleşmeler Nasıl Gelişti?

Türkiye'de İlk Yerleşmeler

İlk Yerleşmelerin Ortaya Çıkışı

İnsanlar Paleolitik Çağ’da doğal barınaklardan yararlandı. Özellikle mağaralar, ağaç kovukları ve kaya sığınakları güvenlik sağladı. Ayrıca tatlı su kaynaklarına yakın alanlar öne çıktı. Çünkü insanlar suya, ava ve yenilebilir bitkilere kolay ulaşmak istedi.

Neolitik Çağ’da büyük bir değişim yaşandı. İnsanlar tarım ve hayvancılığa başladı. Bununla birlikte yerleşik yaşam giderek yaygınlaştı. Ayrıca insanlar taş, kerpiç ve kamış kullanarak mesken kurdu. Bununla birlikte üretim arttıkça nüfus da büyüdü. Sonuç olarak küçük yerleşmeler köylere dönüştü. Ticaretin gelişmesi ise ilk şehirleri ortaya çıkardı.

Anadolu, yerleşme tarihi açısından çok zengin örnekler taşır. Karain ve Yarımburgaz mağaraları eski barınak alanlarıdır. Göbeklitepe, Çatalhöyük ve Çayönü ise yerleşik yaşamın önemli izlerini taşır. Bu örnekleri haritada gösterebilir misiniz? ÖSYM, yerleşme tarihini kronoloji ve mekân bilgisiyle birlikte sorabilir.

Dahası ilk yerleşmelerin ortak özelliği üretime yakınlıktır. Özellikle akarsu çevreleri düzenli su sağlamıştır. Ayrıca ovalar tarıma uygun geniş alanlar sunmuştur. Bu yüzden köyler zamanla büyümüş ve işlev kazanmıştır. Pazar yerleri ticareti canlandırmıştır. Ardından yönetim, savunma ve zanaat faaliyetleri gelişmiştir. Sonuç olarak şehir yaşamı ortaya çıkmıştır.

Yerleşme Alanı Seçiminde Temel Ölçütler

İlk insanlar güvenli ve verimli alanları tercih etti. Özellikle su kaynakları temel bir ölçüttü. Ayrıca iklimin elverişli olması yaşamı kolaylaştırdı. Verimli topraklar düzenli besin üretimini destekledi. Barınak malzemesi ve av hayvanları da seçimleri etkiledi.

Günümüzde teknoloji bazı sınırlamaları azaltır. Isıtma, sulama ve ulaşım sistemleri zor alanlarda yaşamı kolaylaştırır. Ancak doğa hâlâ önemli bir belirleyicidir. Buzullar, bataklıklar ve çöller yerleşmeyi sınırlar. Yüksek dağlar da ulaşım maliyetini artırır.

Bu gelişim, Doğa ve İnsan Etkileşimi konusuyla doğrudan bağlantılıdır. Ayrıca Türkiye’nin Konumu başlığı, Anadolu’nun yerleşme avantajlarını açıklar. Kısacası insanlar çevreyi değerlendirir, ancak çevre de insanın seçeneklerini belirler.

Ancak yerleşmeler yeryüzüne eşit dağılmaz. Okyanuslar ve buzullar sürekli yaşamı engeller. Dahası sık ormanlar ile bataklıklar ulaşımı zorlaştırır. Kurak alanlarda ise su eksikliği öne çıkar. Bu nedenle yerleşmenin gelişimini tek bir nedene bağlamamalısınız.

Türkiye’de Yerleşmelerin Dağılışını Etkileyen Faktörler

Doğal Faktörler

Özellikle iklim, yerleşmelerin dağılışında güçlü bir etkendir. Ilıman ve yağışlı alanlar genellikle daha elverişlidir. Ancak aşırı soğuk ve kurak bölgelerde yaşam zorlaşır. Bu nedenle yerleşmeler seyrekleşir. Türkiye’nin kıyıları, iç kesimlere göre daha ılımandır. Bununla birlikte yalnızca iklim yeterli değildir.

Bununla birlikte yeryüzü şekilleri de belirleyici olur. Düz alanlarda tarım, ulaşım ve yapılaşma kolaylaşır. Engebeli alanlarda ise maliyet yükselir. Örneğin Menteşe Yöresi ve Taşeli Platosu ılıman koşullara sahiptir. Ancak engebeli yapı yerleşmeyi sınırlar.

Su kaynakları, toprağın verimi ve jeolojik yapı da önemlidir. Bursa, Adana ve İzmir çevresindeki verimli ovalar yoğun yerleşme taşır. Buna karşılık Tuz Gölü çevresinde kuraklık etkilidir. Ayrıca deprem riski ve kayaç yapısı yer seçimini etkiler. Bakı da dağlık alanlarda fark oluşturur. Güney yamaçlar daha fazla güneş aldığı için bazı yerleşmeleri çeker.

Bitki örtüsü de dağılışı değiştirir. Gür ormanlar tarım alanlarını daraltabilir. Üstelik bu alanlar ulaşım ve yapılaşma maliyetini yükseltir. Kara ve denizlerin dağılışı da küresel ölçekte önem taşır. Kuzey Yarım Küre’de kara alanı daha fazladır. Bu nedenle yerleşmeler burada daha geniş yer kaplar.

Beşerî ve Ekonomik Faktörler

Ayrıca tarım, sanayi, ticaret ve ulaşım yerleşmeleri büyütür. Özellikle sanayi tesisleri yeni iş olanakları oluşturur. Bu yüzden İstanbul, Bursa ve Kocaeli çevresinde yoğunluk artar. Limanlar da ticareti destekler. İzmir, Mersin ve Samsun bu duruma örnektir.

Madencilik bazı şehirlerin gelişmesini hızlandırır. Zonguldak taş kömürüyle, Batman petrol üretimiyle öne çıkar. Ayrıca turizm kıyı ve kültür şehirlerini büyütür. Antalya, Bodrum ve Nevşehir bu gruptadır. Savaşlar ve göçler ise yerleşme düzenini değiştirebilir.

Teknoloji, bazı doğal engellerin etkisini azaltır. Örneğin sulama sistemleri kurak alanlarda üretimi destekler. Isıtma sistemleri soğuk bölgelerde yaşamı kolaylaştırır. Bununla birlikte teknoloji doğayı tamamen etkisiz bırakmaz. Çünkü su, enerji ve ulaşım maliyetleri hâlâ yer seçimini belirler.

Peki, iklimi elverişli bir alan neden seyrek yerleşilmiş olabilir? Cevap çoğu zaman engebe, ulaşım veya ekonomik fırsatlardır. Bu nedenle ÖSYM tek faktöre odaklanmaz. Türkiye İklimini Etkileyen FaktörlerTürkiye’de Nüfus ve Nüfusun Dağılışı ve Göçler ve Göçlerin Sonuçları başlıkları bu ilişkiyi tamamlar.

Türkiye’de Kırsal Yerleşmeler ve Mesken Tipleri

dairesel yerleşme

Kırsal Yerleşme Türleri ve Dokuları

Tarım, hayvancılık, ormancılık ve balıkçılık kırsal yerleşmelerde öne çıkar. Köy, kasaba ve köy altı yerleşmeleri bu gruba girer. Kasaba, köy ile şehir arasında geçiş özelliği taşır. Köylerde ise tarım ve hayvancılık ağırlık kazanır.

Köy altı yerleşmeleri sürekli veya geçici olabilir. Mezra, çiftlik, mahalle ve divan sürekli yerleşmelerdir. Yayla, kışlak, ağıl, kom, oba ve dalyan geçici yerleşmelerdir. Ancak ekonomik şartlar değişirse geçici bir yerleşme kalıcı olabilir.

Yerleşme dokusu, evlerin birbirine göre konumunu gösterir. Dağınık yerleşmede evler birbirinden uzaktır. Engebe, bol su ve parçalı tarım alanları bu dokuyu destekler. Bu nedenle Doğu Karadeniz kıyılarında dağınık yerleşme yaygındır. Toplu yerleşmede ise evler birbirine yakındır. Su kaynaklarının azlığı ve düz arazi toplulaşmayı artırır. İç Anadolu bunun belirgin örneğidir.

Dahası kuruluş yeri de önem taşır. Bazı köyler vadi tabanında gelişir. Bazıları dağ eteğinde veya akarsu kıyısında gelişir. Ayrıca göl ve deniz kıyıları balıkçılığı destekler. Orman köylerinde ise ormancılık öne çıkar. Bu nedenle işlev ile kuruluş yerini birlikte değerlendirmelisiniz.

Bununla birlikte coğrafyacılar yerleşmeleri planlarına göre ayırır. Çizgisel yerleşmeler yol veya akarsu boyunca uzanır. Işınsal yerleşmeler, yolların farklı yönlere açıldığı alanlarda yaygındır. Dairesel yerleşmeler bir meydan çevresinde gelişir. Küme planlı yerleşmeler ise düzensiz biçimde toplanır.

Meskenlerde Doğal Çevrenin İzleri

Mesken malzemesi, çevrede bulunan kaynaklarla ilişkilidir. Taş evler kayaçların bol olduğu alanlarda yaygındır. Ahşap evler ise ormanlık bölgelerde yaygındır. Karadeniz kırsalındaki ahşap meskenler buna örnektir.

Kerpiç evler kurak ve karasal alanlarda öne çıkar. Çünkü insanlar toprağı kolay bulur ve işler. Orta Anadolu ile Güneydoğu Anadolu’da bu meskenler yaygındır. Betonarme yapılar ise şehirlerde yaygındır. Ayrıca bu yapılarda doğal çevrenin etkisi azalır.

Taş meskenler kayaçların bol olduğu bölgelerde yaygındır. Akdeniz çevresindeki kalkerli alanlar buna örnektir. Bununla birlikte insanlar volkanik sahalarda bazalt ve tüf kullanabilir. Kapadokya çevresi farklı kayaçlarla ilişki kurar. Sonuç olarak mesken malzemesi çevredeki kaynakları açık biçimde yansıtır.

Bir evin malzemesine bakarak iklim hakkında yorum yapabilir misiniz? ÖSYM, TYT’de bu ilişkiyi sıkça ölçer. Bu nedenle meskeni yalnızca yapı olarak görmeyin. Mesken; iklim, bitki örtüsü ve ekonomik düzey hakkında da bilgi verir.

Türkiye’de Şehirsel Yerleşmeler ve İdari Birimler

Türkiye Şehir Yerleşmeleri Haritası

Şehirlerin Fonksiyonları

Şehirlerde nüfus fazladır ve tarım dışı faaliyetler çeşitlenir. Sanayi, ticaret, ulaşım ve hizmetler öne çıkar. Ayrıca şehirler yatay ve dikey yönde büyüyebilir. Bu özellikler onları kırsal yerleşmelerden ayırır.

Coğrafyacılar şehirleri işlevlerine göre sınıflandırır. İstanbul ve Bursa sanayi ile ticarette güçlüdür. Zonguldak ve Batman maden işleviyle gelişmiştir. Antalya ve Bodrum turizmle öne çıkar. İzmir ve Mersin ise liman işlevi taşır. Eskişehir eğitim ve kültür açısından dikkat çeker. Ankara, idari işlevi güçlü bir şehirdir.

Bir şehir yalnızca tek işleve sahip olmak zorunda değildir. Örneğin İstanbul; sanayi, ticaret, turizm, kültür ve ulaşım işlevlerini birlikte taşır. Bu nedenle şehirleri değerlendirirken baskın işlevi aramalısınız. ÖSYM, şehir eşleştirmelerinde bu ayrıntıyı kullanabilir.

Şehirleri etki alanına göre de değerlendirebilirsiniz. Bazı şehirler yalnızca yakın çevresine hizmet verir. Bazıları bölgesel veya ulusal ölçekte etkili olur. İstanbul ise küresel bağlantılar kurar. Bu ayrım nüfus, ulaşım ve ekonomik çeşitlilikle ilişkilidir. Ayrıca limanlar etki alanını genişletebilir.

Şehir, İl ve Yerel Yönetim Ayrımı

İl ile şehir aynı kavram değildir. Şehir bir yerleşme türüdür. İl ise merkezi yönetimin taşra birimidir. Vali ili, kaymakam ilçeyi yönetir. Mahalle ve köy yönetiminde muhtar görev alır.

Yerel yönetimler farklı bir yapıya sahiptir. Belediyeler, il özel idareleri ve köyler bu grupta yer alır. Ayrıca yerel yöneticileri seçmenler belirler. Büyükşehir belediyesinin statüsünü nüfus ve yasal ölçütler belirler.

İl özel idaresi, belediye ve köy yerel yönetim birimleridir. Buna karşılık il ve ilçe merkezi yönetim yapısında yer alır. Vali ile kaymakam atama yoluyla göreve gelir. Seçmenler ise belediye başkanı ve muhtarı seçer. Bu nedenle yönetim biçimlerini görev ve oluşum yöntemine göre ayırmalısınız.

Peki, her il merkezi aynı büyüklükte bir şehir midir? Hayır. Çünkü idari statü ile yerleşme büyüklüğü farklı ölçütlere dayanır. Bu ayrım, TYT’de kavram sorusu olarak karşınıza çıkabilir.

Şehirlerin gelişimini daha iyi anlamak için Türkiye’de Ekonomik Faaliyetler konusuna da bakmalısınız. Ayrıca ulaşım, sanayi ve göç arasındaki ilişkiyi birlikte değerlendirmelisiniz. Kısacası şehirler yalnızca nüfusla değil, işlevleriyle de tanımlanır.

Türkiye’de Yerleşmeler Hakkında TYT Tarzı Soruları

1) Türkiye’de aynı dağın güney yamacında yerleşme üst sınırının daha yüksek olmasının temel nedeni hangisidir?

A) Bakı etkisi
B) Karasallık
C) Jeolojik yapı
D) Gelgit etkisi
E) Bitki çeşitliliği

Doğru Cevap: A

Güney yamaçlar daha fazla güneş enerjisi alır. Bu nedenle sıcaklık koşulları yerleşmeyi daha yüksek kesimlere taşır.

2) Doğu Karadeniz kıyılarında dağınık yerleşmenin yaygın olmasının temel nedeni hangisidir?

A) Su kaynaklarının az olması
B) Arazinin engebeli ve tarım alanlarının parçalı olması
C) Yağışın yetersiz olması
D) Sanayinin çok gelişmiş olması
E) Otlakların geniş yer kaplaması

Doğru Cevap: B

Bol yağış, engebeli arazi ve parçalı tarım alanları evleri birbirinden uzaklaştırır. Sonuç olarak dağınık yerleşme gelişir.

3) Aşağıdakilerden hangisi geçici köy altı yerleşmesidir?

A) Divan
B) Mezra
C) Mahalle
D) Yayla
E) Çiftlik

Doğru Cevap: D

Yaylalar yılın belirli dönemlerinde kullanılır. Genellikle hayvancılık ve serin otlak ihtiyacı bu yerleşmeleri oluşturur.

4) Karadeniz kırsalında ahşap meskenlerin yaygın olması öncelikle hangi faktörle açıklanır?

A) Volkanik kayaçların fazlalığı
B) Orman örtüsünün genişliği
C) Günlük sıcaklık farkının yüksekliği
D) Kuraklığın belirginliği
E) Tuzlu toprakların yaygınlığı

Doğru Cevap: B

Ahşap malzeme ormanlık alanlarda kolay bulunur. Bu nedenle geleneksel meskenlerde doğal çevrenin izi açıkça görülür.

5) Ankara’nın idari işlevi ile il kavramı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Her şehir aynı zamanda ildir.
B) Ankara’nın idari işlevi başkent olmasından kaynaklanır; il ise yönetim birimidir.
C) İlleri belediye başkanları yönetir.
D) Şehir ve il aynı coğrafi kavramdır.
E) İlçelerin yönetiminden muhtarlar sorumludur.

Doğru Cevap: B

Ankara, başkent olduğu için güçlü bir idari işleve sahiptir. Ancak şehir yerleşme, il ise yönetim birimidir.

Bu sorularda ortak bir yöntem kullanabilirsiniz. Önce verilen yerin doğal ve beşerî özelliklerini ayırın. Ardından yerleşme dokusu, mesken veya şehir işleviyle bağlantı kurun. Özellikle seçeneklerdeki kesin yargılara dikkat edin. Böylece ezber yerine coğrafi akıl yürütme yaparsınız.

Sözün Kısası

Türkiye’de yerleşmeler, doğal çevre ile insan faaliyetlerinin ortak sonucudur. İklim, yükselti, su ve toprak ilk çerçeveyi oluşturur. Bununla birlikte sanayi, ticaret, ulaşım ve turizm yerleşmeleri büyütür.

Kırsal yerleşmeler büyüklük, süreklilik, doku ve plan bakımından ayrılır. Dağınık yerleşme engebeli ve yağışlı alanlarda yaygındır. Toplu yerleşme ise kurak ve düz alanlarda öne çıkar. Ayrıca mesken malzemeleri çevrenin özelliklerini yansıtır.

Şehirlerde tarım dışı faaliyetler çeşitlenir. Ancak her şehrin baskın işlevi farklı olabilir. Bunun yanında şehir ile il kavramlarını karıştırmamalısınız. Biri yerleşme, diğeri idari birimdir.

TYT’de başarı için tanımları ezberlemek yeterli değildir. Özellikle neden-sonuç bağlarını kurmalısınız. Haritaya baktığınızda bir yerleşmenin neden orada geliştiğini açıklayabiliyor musunuz?

Kamil Uğraş Türkoğlu
Kamil Uğraş Türkoğlu

Coğrafya Öğretmeni

2 Comments

Comments are closed.

Coğrafya Dersi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin