Bir ormana girdiğinizde farklı ağaçlar, kuşlar, böcekler ve mantarlar görürsünüz. Ancak çöle baktığınızda canlı sayısı çok daha sınırlıdır. Peki bu fark neden oluşur? İşte Biyoçeşitlilik ve Biyomlar konusu tam olarak bunu anlatır.
AYT’de bu konu genelde ezber sorusu gibi görünür. Ancak ÖSYM çoğu zaman sizden yorum ister. “Nerede canlı çeşitliliği fazladır?”, “Hangi biyom hangi iklimle eşleşir?”, “Yükselti artarsa canlı dağılışı nasıl değişir?” gibi sorular gelebilir.
Bu yüzden konuyu sadece biyom isimleriyle öğrenmeyin. Ayrıca iklim, yağış, sıcaklık, toprak, su ve insan etkisini birlikte düşünün. Çünkü canlıların dağılışı tek bir nedene bağlı değildir. Özellikle AYT’de bu bağlantıyı kurmanız beklenir.
Bu konuyu öğrenirken önce biyosferi anlamanız gerekir. Ardından biyoçeşitliliği etkileyen faktörleri ve biyomların dağılışını birlikte düşünmelisiniz. Çünkü AYT’de soru genellikle bu bağlantı üzerinden gelir.
Biyoçeşitlilik ve Biyomlar Nedir?
Biyosfer Nedir?
Biyosfer, canlıların yaşadığı doğal ortamdır. Yani Dünya üzerindeki yaşam alanlarının tamamını kapsar. Bu alan sadece kara yüzeyinden oluşmaz. Ayrıca su, hava ve toprak da biyosferin parçasıdır.
Biyosfer; litosfer, atmosfer ve hidrosferle sürekli ilişki kurar. Litosfer taş küredir. Atmosfer hava küredir. Hidrosfer ise su küredir. Örneğin bir balık hidrosferde yaşar. Ancak oksijen, sıcaklık ve besin maddeleri onun yaşamını etkiler.

AYT’de burada şu mantık önemlidir: Canlı yaşamı, doğal ortamların etkileşimiyle devam eder. Bu nedenle bir ortam değişirse canlılar da etkilenir. Mesela göl kurursa balıklar azalır. Orman yok olursa kuş türleri azalır.
Biyoçeşitlilik Nedir?
Biyoçeşitlilik, bir bölgede yaşayan canlı türlerinin çeşitliliğidir. Bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar bu kapsama girer. Ayrıca bu canlıların birbirleriyle ilişkisi de önemlidir.
Örneğin Amazon Ormanları çok zengin bir alandır. Çünkü yıl boyunca sıcaklık ve yağış fazladır. Bu yüzden bitki türleri çoktur. Bitki türleri fazla olunca hayvan türleri de artar.
Ancak Sahra Çölü’nde şartlar daha zordur. Yağış azdır. Sıcaklık farkı fazladır. Bu nedenle canlı çeşitliliği sınırlıdır.
Peki AYT’de buradan nasıl soru gelir? Genellikle sizden karşılaştırma yapmanız istenir. Ekvator çevresi ile çöl alanları verilir. Siz de sıcaklık ve yağış ilişkisini kurarsınız.
Kısacası biyoçeşitlilik, sadece canlı sayısı değildir. Aynı zamanda yaşam şartlarının sonucudur. Bu yüzden İklim Tipleri ve Bitki Örtüsü konusuyla birlikte çalışmanız faydalı olur.
Biyoçeşitlilik ve Biyomlar Üzerinde Etkili Olan Faktörler

Fiziki Faktörler
Canlıların dağılışını en çok fiziki faktörler etkiler. Özellikle iklim burada ilk sırada gelir. Sıcaklık ve yağış canlı yaşamını doğrudan belirler. Çünkü her canlı belirli sıcaklık ve nem şartlarında yaşar.
Örneğin Ekvator çevresinde yıl boyunca sıcaklık yüksektir. Ayrıca yağış fazladır. Bu nedenle tropikal yağmur ormanları çok zengindir. Ancak kutuplarda sıcaklık çok düşüktür. Bu yüzden canlı çeşitliliği sınırlıdır.
Yeryüzü şekilleri de önemlidir. Yükselti arttıkça sıcaklık azalır. Bu yüzden bir dağın eteğiyle zirvesi aynı canlılara sahip olmaz. Ayrıca engebeli alanlarda kısa mesafede iklim değişir. Bu durum tür çeşitliliğini artırabilir.
Su kaynakları da canlılar için temel şarttır. Göl, akarsu, bataklık ve kıyı çevrelerinde canlı çeşitliliği genelde fazladır. Çünkü su, beslenme ve barınma imkânı sağlar.
Toprak da bitkileri etkiler. Bitki değişirse hayvan türleri de değişir. Bu nedenle toprak özelliklerini sadece tarımla ilişkilendirmeyin. Ayrıca Toprak Tipleri ve Özellikleri yazısıyla bu bölümü destekleyebilirsiniz.
Paleocoğrafya Faktörleri
Paleocoğrafya, geçmiş dönemlerin coğrafi şartlarını inceler. AYT’de bu kavram özellikle kıtaların kayması ve iklim değişikliğiyle karşınıza çıkar.
Kıtalar geçmişte bugünkü konumunda değildi. Kıtaların yer değiştirmesi, canlıların yayılış alanlarını etkiledi. Bazı türler ayrıldı. Bazı türler yeni alanlara yayıldı. Böylece farklı tür grupları oluştu.
Ayrıca geçmiş iklim değişiklikleri de önemlidir. Buzul dönemlerinde bazı canlılar göç etti. Bazılarının yaşam alanı daraldı. Bazı türlerin ise nesli tükendi.
Biyolojik Faktörler
Biyolojik faktörlerin başında insan gelir. İnsan ormanları keser, tarım alanı açar, avcılık yapar ve habitatları bozar. Bu durum biyoçeşitliliği azaltır.
Ancak insan her zaman olumsuz etki yapmaz. Milli parklar kurar. Nesli tehlikedeki canlıları korur. Ayrıca yasalar ve uluslararası sözleşmelerle tür kaybını azaltmaya çalışır.
Diğer canlılar da dağılışı etkiler. Örneğin bitki örtüsü gürse otçullar artar. Otçullar artarsa etçiller de etkilenir. Bu yüzden canlıları tek tek değil, ilişki ağı içinde düşünmelisiniz.
Biyoçeşitlilik ve Biyomlar Dağılışında İklimin Rolü
Sıcaklık ve Yağışın Etkisi
İklim, canlı dağılışının anahtarıdır. Özellikle sıcaklık ve yağış, bitki örtüsünü belirler. Bitki örtüsü de hayvan türlerini etkiler. Bu nedenle AYT’de iklim bilgisi olmadan biyom sorusu çözmek zorlaşır.
Sıcaklık ve yağış fazlaysa biyoçeşitlilik genelde artar. Tropikal yağmur ormanları buna en iyi örnektir. Bu alanlarda yıl boyunca sıcaklık yüksektir. Ayrıca yağış düzenlidir. Bu yüzden ağaçlar uzun boylu ve geniş yapraklıdır.
Ancak yağış azsa bitki örtüsü seyrekleşir. Çöllerde kaktüs, kurakçıl ot ve dikenli çalılar görülür. Hayvanlar da su kaybını azaltacak özelliklere sahiptir. Örneğin deve, kertenkele ve akrep bu şartlara uyum sağlar.
Peki sadece sıcaklık yeterli midir? Hayır. Örneğin çöller çok sıcaktır. Ancak yağış az olduğu için biyoçeşitlilik düşüktür. Bu yüzden “sıcak yerlerde canlı çeşitliliği her zaman fazladır” demek yanlıştır.
Bu noktada ÖSYM’nin sevdiği mantık şudur: Sıcaklık ve yağış birlikte değerlendirilir. Özellikle yıl boyunca sıcak ve nemli alanlar daha zengindir.
Yükselti ve Bakı Etkisi
Yükselti arttıkça sıcaklık azalır. Bu durum bitki kuşaklarını değiştirir. Dağın eteklerinde orman olabilir. Daha yukarıda çayır görülür. Zirveye yakın alanlarda ise bitki örtüsü zayıflar.
Bu yüzden dağlık alanlarda kısa mesafede farklı yaşam kuşakları oluşur. Özellikle yüksek dağlarda dikey yönde biyom değişimi dikkat çeker. AYT’de dağ kesiti sorularında bu mantık sorulabilir.
Bakı da önemlidir. Kuzey Yarım Küre’de güney yamaçlar daha fazla güneş alır. Bu nedenle bu yamaçlar daha sıcak olur. Ayrıca bitki gelişimi de farklılaşır. Türkiye’de bu durum özellikle dağ yamaçlarında karşınıza çıkar.
Şunu düşünün: Aynı dağın iki yamacında neden farklı bitki örtüsü olur? Cevap çoğu zaman bakı, sıcaklık ve nem farkıdır.
Bu bölüm Türkiye’de Bitki Örtüsü konusuyla doğrudan ilişkilidir. Çünkü Türkiye’de yükselti ve bakı, bitki dağılışını güçlü biçimde etkiler.
Karasal Biyomlar ve AYT’de Bilinmesi Gereken Özellikleri

Orman Biyomları
Karasal biyomlar içinde en dikkat çeken grup orman biyomlarıdır. Çünkü iklim koşulları orman tiplerini doğrudan belirler. AYT’de özellikle tropikal, yaprak döken ve iğne yapraklı ormanlar sorulur.
Tropikal yağmur ormanları Ekvator çevresinde görülür. Her mevsim sıcak ve yağışlıdır. Bu nedenle biyoçeşitlilik çok fazladır. Orangutan, goril, leopar, yılan ve çok sayıda böcek türü bu biyomda bulunur.
Yaprak döken ormanlar ılıman kuşakta görülür. Yağış yıl içine daha düzenli dağılır. Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döker. Geyik, sincap, tilki, tavşan ve boz ayı bu alanda görülebilir.
İğne yapraklı ormanlar ise soğuk karasal iklim bölgelerinde yaygındır. Bu ormanlara tayga da denir. Kışlar uzun ve soğuktur. Ağaçlar soğuğa dayanıklıdır. Kurt, vaşak, samur ve geyik gibi hayvanlar görülür.
Ot, Çalı, Çöl, Tundra ve Kutup Biyomları
Savan biyomu, 10°-20° enlemleri çevresinde görülür. Uzun boylu otlar yaygındır. Ayrıca seyrek ağaçlar bulunur. Zebra, zürafa, fil, aslan ve antilop bu biyomun tipik hayvanlarıdır.
Çalı biyomu, Akdeniz iklim bölgelerinde görülür. Yazlar sıcak ve kurak geçer. Kışlar ılık ve yağışlıdır. Bitki örtüsü bodur ağaç ve çalılardan oluşur.
Çöl biyomu, yağışın çok az olduğu alanlarda görülür. Yıllık yağış genelde 200 mm’nin altındadır. Bu nedenle bitki örtüsü seyrektir.
Tundra biyomu, yılın birkaç ayında sıcaklığın 0°C’nin üstüne çıktığı alanlarda görülür. Ot, yosun ve likenler yaygındır. Kutup biyomunda ise sıcaklık yıl boyunca çok düşüktür. Bitki örtüsü yok denecek kadar azdır.
| Biyom | İklim Şartı | Bitki Örtüsü | Hayvan Örneği |
|---|---|---|---|
| Tropikal yağmur ormanı | Sıcak ve yağışlı | Geniş yapraklı orman | Goril |
| Savan | Yaz yağışlı tropikal | Uzun otlar | Zürafa |
| Çöl | Çok kurak | Kaktüs ve çalı | Akrep |
| Tundra | Çok soğuk | Yosun ve liken | Ren geyiği |
| Tayga | Sert karasal | İğne yapraklı orman | Vaşak |
Su Biyomları ve Canlı Dağılışını Etkileyen Şartlar
Tuzlu Su Biyomları
Su biyomları, canlı yaşamı açısından çok geniş alan kaplar. Tuzlu su biyomları deniz ve okyanuslardan oluşur. Bu biyomlarda canlı dağılışını derinlik, ışık, sıcaklık, tuzluluk ve basınç etkiler.
Özellikle ışık çok önemlidir. Çünkü fotosentez yapan canlılar ışığa ihtiyaç duyar. Bu nedenle okyanuslarda yüzeye yakın alanlar daha canlıdır. Derinlere inildikçe ışık azalır. Ayrıca basınç artar. Bu yüzden canlı çeşitliliği değişir.
Kıyı denizleri açık denizlere göre daha zengindir. Çünkü akarsular kıyılara mineral ve organik madde taşır. Bu maddeler planktonları artırır. Plankton artınca balık türleri de artar.
Sıcak ve soğuk okyanus akıntılarının karşılaştığı alanlar da önemlidir. Bu bölgelerde besin maddeleri artar. Ayrıca balıkçılık gelişir. AYT’de bu bilgi yorum sorularında kullanılabilir.
Mercan resifleri ise tropikal denizlerin en zengin alanlarındandır. Çünkü sıcak, sığ ve ışık alan sularda gelişir. Ancak sıcaklık değişimi ve kirlilik mercanları olumsuz etkiler.
Tatlı Su Biyomları
Tatlı su biyomları akarsular, tatlı su gölleri ve bataklıklardan oluşur. Bu alanlarda canlı dağılışı suyun hareketine, derinliğine, sıcaklığına ve besin miktarına bağlıdır.
Akarsuların yukarı çığırında eğim fazladır. Su hızlı akar. Ayrıca sıcaklık genelde düşüktür. Bu yüzden canlı çeşitliliği sınırlı olabilir. Ancak orta ve aşağı çığırda akış yavaşlar. Yatak genişler. Bu durum canlı yaşamını artırır.
Akarsu ağızları biyoçeşitlilik açısından çok zengindir. Çünkü tatlı su, deniz suyu ve taşınan besin maddeleri burada birleşir. Peki bu alanlarda neden balıkçılık gelişir? Çünkü besin ve plankton miktarı artar.
Göllerde kıyı kesimleri daha zengindir. Çünkü ışık ve besin maddesi kıyıya yakın alanlarda daha fazladır. Ayrıca saz, kamış, nilüfer, balık, kurbağa ve böcek türleri görülür.
Bu bölüm Su Ekosistemleri ve Ekosistem ve Madde Döngüleri konularıyla birlikte çalışılmalıdır.
Biyoçeşitliliğin Azalması ve Korunması
İnsan Faaliyetlerinin Olumsuz Etkileri
Biyoçeşitlilik doğal şartlarla oluşur. Ancak insan faaliyetleri bu dengeyi hızlı biçimde değiştirebilir. Özellikle orman tahribi, aşırı avlanma, kirlilik ve plansız yerleşme canlı yaşamını azaltır.
Habitat kaybı burada en önemli sorundur. Habitat, bir canlının doğal yaşam alanıdır. Örneğin orman, birçok kuş ve memeli türü için habitattır. Orman kesilirse bu canlılar barınma ve beslenme alanını kaybeder.
Tarım alanı açma da etkili olabilir. İnsan doğal bitki örtüsünü kaldırır. Ayrıca tek tip ürün eker. Bu durum tür çeşitliliğini azaltır. Üstelik kimyasal ilaçlar böcekleri, kuşları ve toprağın canlı yapısını etkiler.
Sanayi kirliliği de ekosistemleri bozar. Akarsuya karışan atıklar balıkları azaltır. Hava kirliliği bitkileri zayıflatır. Deniz kirliliği ise mercanları ve deniz canlılarını tehdit eder.
AYT’de bu bölüm genelde yorum sorusu olarak gelir. Örneğin “Aşağıdakilerden hangisi biyoçeşitliliği azaltır?” denebilir. Bu durumda habitatı bozan seçeneklere dikkat etmelisiniz.
Koruma Çalışmaları
İnsan etkisi sadece olumsuz değildir. Ayrıca insan, biyoçeşitliliği korumak için çalışmalar da yapar. Milli parklar, tabiat parkları ve doğal koruma alanları bu çalışmaların başında gelir.
Koruma alanları canlılara güvenli yaşam ortamı sağlar. Nesli tehlikedeki türler bu alanlarda korunur. Ayrıca avcılık kontrol altına alınır. Böylece tür kaybı yavaşlar.
Yasalar da önemlidir. Bazı canlıların avlanması yasaklanır. Bazı alanlarda yapılaşma sınırlandırılır. Uluslararası sözleşmeler ise ülkeler arasında ortak koruma bilinci oluşturur.
Örneğin sulak alanların korunması kuş göçleri için çok önemlidir. Çünkü göçmen kuşlar bu alanlarda dinlenir ve beslenir. Bir sulak alan kurursa sadece oradaki canlılar değil, göç yolları da etkilenir.
Bu konu Doğa ve İnsan Etkileşimi, Çevre Sorunları ve Türleri ve Küresel İklim Değişikliği yazılarıyla doğrudan bağlantılıdır.
Sözün Kısası
Biyoçeşitlilik ve Biyomlar konusu, canlıların yeryüzüne rastgele dağılmadığını gösterir. Canlı dağılışını sıcaklık, yağış, yükselti, su, toprak, geçmiş iklimler ve insan etkisi belirler.
AYT’de bu konuyu ezberlemek yerine ilişki kurarak öğrenmelisiniz. Tropikal yağmur ormanlarında neden canlı çeşitliliği fazladır? Çöllerde neden azdır? Dağ yamacında bitki örtüsü neden değişir? Bu sorulara cevap verebiliyorsanız konunun mantığını yakalamışsınız demektir.
Ayrıca biyomları iklimle birlikte düşünün. Çünkü her biyom belirli sıcaklık ve yağış şartlarında gelişir. Savan, çöl, tundra, tayga ve tropikal yağmur ormanı sorularında bu bağlantı size doğru cevabı buldurur.
Son olarak insan etkisini unutmayın. İnsan doğayı tahrip edebilir. Ancak koruma çalışmalarıyla biyoçeşitliliği destekleyebilir. Peki sizce gelecekte AYT soruları daha çok doğal faktörleri mi, yoksa insanın biyoçeşitlilik üzerindeki etkisini mi sorgular?
Biyoçeşitlilik ve Biyomlar AYT Tarzı Sorular
1) Aşağıdaki alanlardan hangisinde biyoçeşitliliğin daha fazla olması beklenir?
A) Antarktika kıyıları
B) Sahra Çölü
C) Amazon Havzası
D) Grönland iç kesimleri
E) Orta Asya bozkırları
Doğru Cevap: C
Amazon Havzası yıl boyunca sıcak ve yağışlıdır. Bu nedenle bitki türleri çok fazladır. Ayrıca bitki çeşitliliği hayvan çeşitliliğini de artırır.
2) Aşağıdaki biyom ve bitki örtüsü eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
A) Tundra — Geniş yapraklı orman
B) Çöl — Uzun boylu otlar
C) Savan — Uzun boylu ot toplulukları
D) Tayga — Maki çalılıkları
E) Kutup — İğne yapraklı orman
Doğru Cevap: C
Savan biyomunda uzun boylu otlar yaygındır. Ayrıca yer yer seyrek ağaçlar bulunur. Zebra, zürafa ve aslan gibi hayvanlar bu biyomla ilişkilidir.
3) Bir dağın yamacı boyunca yükseldikçe bitki ve hayvan türlerinin değişmesinin temel nedeni hangisidir?
A) Yer çekiminin artması
B) Sıcaklığın azalması
C) Deniz seviyesinin yükselmesi
D) Gün uzunluğunun artması
E) Toprak tuzluluğunun artması
Doğru Cevap: B
Yükselti arttıkça sıcaklık azalır. Bu yüzden dağın eteğiyle zirvesi aynı yaşam şartlarına sahip olmaz. AYT’de dağ kesiti soruları bu mantıkla çözülür.
4) Deniz ve okyanuslarda canlı çeşitliliğinin yüzeye yakın alanlarda daha fazla olmasının temel nedeni hangisidir?
A) Basıncın çok yüksek olması
B) Tuzluluğun tamamen yok olması
C) Güneş ışığının daha fazla ulaşması
D) Akıntıların tamamen durması
E) Derinliğin sürekli artması
Doğru Cevap: C
Yüzeye yakın alanlara Güneş ışığı daha fazla ulaşır. Bu durum fotosentezi artırır. Ayrıca planktonların artması besin zincirini güçlendirir.
5) Aşağıdakilerden hangisi biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik olumlu insan etkisine örnektir?
A) Ormanların tarım alanına dönüştürülmesi
B) Aşırı ve kontrolsüz avcılık yapılması
C) Sulak alanların kurutulması
D) Milli parkların oluşturulması
E) Sanayi atıklarının akarsulara bırakılması
Doğru Cevap: D
Milli parklar canlıların doğal yaşam alanlarını korur. Ayrıca nesli tehlikedeki türler bu alanlarda güvence altına alınır. Bu nedenle biyoçeşitliliği destekleyen olumlu bir insan etkisidir.


